Bir sanığın, uyuşturucu maddeyi kullanmak için değil, ticaret amacıyla bulundurduğuna karar verilirken, Yargıtay'ın 'uyuşturucunun bulundurulduğu yer' kriterini nasıl yorumladığını açıklayınız. Evin mutfak çekmecesinde bulunan uyuşturucu ile bahçedeki özel bir zula içinde bulunan uyuşturucu arasındaki fark, sanığın kastının belirlenmesinde nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185354

Yargıtay, uyuşturucunun bulundurulduğu yeri, sanığın maddeyle olan ilişkisini ve niyetini anlamada önemli bir karine olarak kabul eder. Bu kriter şöyle yorumlanır: 1) Kullanım Amacına İşaret Eden Yerler: Uyuşturucuyu kullanmak amacıyla bulunduran bir kişi, maddeye genellikle 'kolayca ulaşabileceği' yerlerde saklar. Evin mutfak çekmecesi, yatak odasındaki komodin, arabanın torpido gözü, ceketinin cebi gibi yerler, genellikle kişisel kullanıma işaret eder. Bu, maddenin tüketilmek üzere el altında tutulduğu anlamına gelir. 2) Ticaret Amacına İşaret Eden Yerler: Uyuşturucu ticareti yapan bir kişi ise, yakalanma riskini azaltmak için maddeyi genellikle 'gizli, zor ulaşılan ve olağan dışı' yerlerde saklar. Bunlara 'zula' tabir edilir. Bahçede toprağın altına gömülmüş olması, evin bir duvarının içine gizlenmesi, bir depoda özel olarak yapılmış bir bölmede saklanması gibi durumlar, maddenin satılmak üzere depolandığına ve ticaret kastına dair güçlü bir delil olarak kabul edilir. Dolayısıyla, evin mutfak çekmecesinde bulunan bir miktar uyuşturucu daha çok kullanma amacını düşündürürken, aynı miktar uyuşturucunun bahçedeki bir zulada bulunması, diğer delillerle birlikte (paketleme şekli vb.), ticaret kastının varlığı yönünde kuvvetli bir şüphe ve delil oluşturur.