HMK m. 11/1-a, 'miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalarda' ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğunu belirtir. 'Miras sebebiyle istihkak davası' (TMK m. 637) ile 'muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası' arasındaki temel fark nedir? Bu fark, yetkili mahkemenin belirlenmesini neden etkilemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185351

İki dava türü arasındaki temel fark, davanın konusunu oluşturan malın terekeye dahil olup olmadığı ve davacının sıfatından kaynaklanır. 1) Miras Sebebiyle İstihkak Davası (TMK m. 637): Bu dava, terekeye dahil olduğu 'tartışmasız' olan bir malın, mirasçı olmayan veya mirasçılık sıfatı bulunmayan bir üçüncü kişinin elinde olması durumunda, yasal veya atanmış mirasçılar tarafından açılır. Davacı, 'ben mirasçıyım ve bu mal terekeye aittir' diyerek malın terekeye iadesini ister. Davanın temelinde 'mirasçılık sıfatı' ve 'malın terekeye aidiyeti' yatar. Bu, doğrudan miras hukukundan kaynaklanan bir davadır. 2) Muris Muvazaasına Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davası: Bu davada ise, dava konusu mal, görünüşte mirasbırakan tarafından sağlığında üçüncü bir kişiye devredildiği için, tapu kayıtlarına göre 'terekeye dahil değildir'. Davacı mirasçı, bu devir işleminin aslında mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı (danışıklı) olduğunu, bu nedenle geçersiz olduğunu iddia eder. Yani, önce işlemin geçersizliği ispatlanarak malın hukuken terekeye döndürülmesi, sonra da kendi payının tescili istenir. Bu fark, yetkili mahkemeyi etkiler. Miras sebebiyle istihkak davası, doğrudan miras hukukundan kaynaklandığı için HMK m. 11'deki murisin son yerleşim yeri kesin yetkisine tabidir. Muris muvazaası davası ise, temelinde bir tapu işleminin yolsuzluğu iddiası yattığı için 'taşınmazın aynına ilişkin' bir davadır ve HMK m. 12'deki taşınmazın bulunduğu yerin kesin yetkisine tabidir.