Bir ceza davasında, sanık hakkında hüküm kurulduktan sonra, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz aşamasında dosyaya bir 'tebliğname' sunulmuştur. Bu tebliğnamenin, duruşmada bulunmayan ancak dosyada adresi belli olan sanığa veya müdafiine tebliğ edilmesi zorunlu mudur? Tebliğ yapılmadan karar verilmesi, Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185348

Evet, tebliğ edilmesi mutlak bir zorunluluktur. CMK m. 297/3, 'Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname, hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi halinde sanık veya müdafii ile katılan veya vekillerine ilgili dairesince tebliğ olunur' hükmünü amirdir. Bu tebliğ, CMK m. 297/4 uyarınca, 'ilgililerin dava dosyasından belirlenen son adreslerine yapılmasıyla' geçerli olur. Tebliğnamenin taraflara tebliğ edilmesi, AİHS m. 6'da düzenlenen 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerinin bir gereğidir. Tarafların, iddia makamının dosyaya sunduğu görüşten haberdar olması ve buna karşı cevap verme hakkına sahip olması, adil bir yargılamanın temel şartıdır. Yargıtay, tebliğname usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden ve taraflara cevap hakkı tanınmadan karar verilmesini, savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul etmekte ve bu durumu 'mutlak bozma nedeni' saymaktadır.