Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/1036 E. sayılı kararında tartışılan 'ön sorun', karar düzeltme kesinlik sınırının belirlenmesinde maddi ve manevi tazminat istemlerinin toplamının mı, yoksa ayrı ayrı mı dikkate alınması gerektiğidir. Mahkemenin, bir davada esasa girmeden önce bu tür bir 'ön sorunu' karara bağlamasının usul hukukundaki anlamı ve amacı nedir?
Bir davada 'ön sorun' (veya usule ilişkin sorun), davanın esasına (tarafların haklı olup olmadığına) ilişkin bir inceleme yapılmadan önce, yargılamanın usulüne ilişkin bir meselenin çözüme kavuşturulmasıdır. Usul hukukundaki anlamı ve amacı şudur: Yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve doğru bir karar verilebilmesi için, öncelikle usuli engellerin veya belirsizliklerin ortadan kaldırılması gerekir. HGK kararındaki 'ön sorun', kanun yoluna başvuru hakkının var olup olmadığını, yani dosyanın esastan incelenip incelenemeyeceğini belirlemeye yöneliktir. Eğer taleplerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği ve her birinin kesinlik sınırının altında kaldığı sonucuna varılsaydı, Kurul, dosyanın esasına hiç girmeden karar düzeltme talebini 'miktar itibarıyla' reddedecekti. Bu, usul ekonomisi ilkesine hizmet eder; çünkü esastan incelenme imkanı olmayan bir dosya için zaman ve emek harcanmasını önler. Mahkemenin, görev, yetki, dava ehliyeti, hukuki yarar gibi dava şartlarını veya kanun yoluna başvuru koşullarını davanın başında veya ilgili aşamada bir 'ön sorun' olarak ele alıp karara bağlaması, yargılamanın usul kurallarına uygun ve sağlam bir zeminde ilerlemesini sağlar.