Bir sanık hakkında, CMK m. 147'de sayılan hakları usulüne uygun olarak hatırlatıldıktan sonra, sanık 'savunmamı avukatımla birlikte yapmak istiyorum, şu anda avukatım yok, barodan bir müdafi atanmasını talep ediyorum' demiştir. Mahkemenin, bu talebe rağmen sanığa 'istersen şimdi savunma yapabilirsin, sonra avukatın geldiğinde ek savunma yaparsın' diyerek savunmasını alması, savunma hakkının ihlali midir?
Evet, bu durum savunma hakkının açık bir ihlalidir. CMK m. 147/1-c, sanığa sadece müdafi seçme hakkının bulunduğunu bildirmeyi değil, aynı zamanda 'müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirileceğini' bildirmeyi de zorunlu kılar. Sanık, bu hakkını kullanmak istediğini açıkça beyan ettiğinde, mahkemenin bu talebi derhal yerine getirmesi ve barodan bir müdafi görevlendirilmesini istemesi gerekir. Müdafi atanmadan ve sanıkla görüşüp hazırlık yapma imkanı bulmadan, sanığın savunmasının alınmasına devam edilmesi, Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan 'müdafi yardımından etkin bir şekilde yararlanma' hakkını temelden zedeler. 'Sonra ek savunma yaparsın' şeklindeki bir telkin, bu ihlali ortadan kaldırmaz. Çünkü savunmanın en kritik aşaması olan ilk sorguda, sanığın hukuki yardımdan mahrum bırakılması telafisi zor sonuçlar doğurabilir. Bu şekilde alınan bir sorgu, hukuka aykırı olup, bu usulsüzlük mutlak bir bozma nedenidir.