Bir trafik kazasında, bir kişinin hem maddi (tedavi gideri, kazanç kaybı) hem de manevi (elem, ıstırap) zararı doğmuştur. Bu kişi, aynı davada hem maddi hem de manevi tazminat talep ettiğinde, bu durum 'davaların yığılması' (objektif dava birleşmesi) mıdır? Avukatlık ücreti, bu iki talep için tek bir vekalet ücreti olarak mı, yoksa ayrı ayrı mı hesaplanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185329

Evet, bu durum HMK m. 110 anlamında bir 'davaların yığılması' (objektif dava birleşmesi) olarak kabul edilir. Çünkü davacı (tek kişi), aynı davalıya karşı, aynı haksız fiilden kaynaklanan ancak nitelikleri farklı olan iki ayrı talebini (maddi tazminat ve manevi tazminat) aynı dava dilekçesinde birleştirmiştir. Bu iki talep, hukuken birbirinden bağımsızdır ve mahkeme her biri hakkında ayrı ayrı karar verir (birini kabul edip diğerini reddedebilir). Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) m. 10, bu konuda özel bir düzenleme getirmiştir. Bu maddeye göre, 'Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücretine ayrı bir kalem olarak hükmedilir.' Dolayısıyla, mahkeme, kabul veya reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden ayrı bir nispi veya maktu vekalet ücretine, kabul veya reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden de 'ayrıca' maktu bir vekalet ücretine hükmeder. Yani, bu iki talep için tek bir vekalet ücreti değil, iki ayrı vekalet ücreti hesaplanır.