506, 1479, 5434 gibi mülga sosyal güvenlik kanunlarına tabi sigortalılık süreleri, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra nasıl bir hukuki değere sahiptir? 5510 sayılı Kanun'un Geçici Madde 7'si, bu eski sürelerin değerlendirilmesi konusunda nasıl bir ilke benimsemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185327

5510 sayılı Kanun, kendisinden önceki tüm sosyal güvenlik kurumlarını (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) tek bir çatı altında birleştirmiştir. Ancak, kanunların geriye yürümezliği ve kazanılmış hakların korunması ilkesi gereği, bu birleşmenin geçmişe dönük hak kayıplarına yol açmaması hedeflenmiştir. 5510 sayılı Kanun'un Geçici Madde 7'si, bu konuda temel bir ilke benimsemiştir: 'Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar ... 506 sayılı, ... 1479 sayılı, ... 5434 sayılı kanunlar ... ile ... sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.' Bu ilke, 'karma sistem' olarak adlandırılır. Anlamı şudur: Sigortalının, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önceki çalışma süreleri, o tarihte tabi olduğu eski kanunların (SSK, Bağ-Kur vb.) hükümlerine göre hesaplanır ve kazanılmış hak olarak kabul edilir. 1 Ekim 2008'den sonraki süreler ise yeni 5510 sayılı Kanun hükümlerine tabidir. Kişinin emekliliği hesaplanırken, bu iki farklı döneme ait hizmetler birleştirilir ve her dönemin şartları kendi kanununa göre değerlendirilerek bir sonuca varılır. Geçici Madde 7, eski hakların korunmasının temel hukuki güvencesidir.