Türk Medeni Kanunu m. 723, bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının arsasına yaptığı yapı nedeniyle, arsa sahibinin malzeme sahibine bir bedel ödemesi gerektiğini düzenler. Bu bedelin kapsamı, malzeme sahibinin 'iyi niyetli' veya 'kötü niyetli' olmasına göre nasıl değişir? 'Asgari levazım bedeli'nin hukuki anlamını ve nasıl hesaplandığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185326

TMK m. 723'e göre malzeme sahibine ödenecek bedelin kapsamı, onun iyi veya kötü niyetli olmasına göre temelden değişir. 1) Malzeme Sahibi İyi Niyetli İse: Eğer malzeme sahibi, inşaatı yaptığı arazinin başkasına ait olduğunu bilmiyorsa veya bilebilecek durumda değilse (örneğin, tapu kayıtlarındaki bir hata nedeniyle), iyi niyetli sayılır. Bu durumda arsa sahibi, yapıyı yıkmak yerine kendine mal etmek isterse, malzeme sahibine 'yapının değeri' üzerinden 'tam bir tazminat' ödemek zorundadır. Bu, yapının inşaat maliyeti ve objektif değerini kapsar. 2) Malzeme Sahibi Kötü Niyetli İse: Eğer malzeme sahibi, arazinin başkasına ait olduğunu bilerek veya bilmesi gerekirken inşaatı yapmışsa, kötü niyetlidir. Bu durumda, arsa sahibi yapının kaldırılmasını (kal'ini) isteyebilir. Eğer arsa sahibi, fahiş zarar doğuracağı için yapının kalmasına razı olursa, malzeme sahibine ödenecek bedel, 'malzemenin kendisi için arzettiği en az değer'dir. Yargıtay içtihatlarında bu, 'asgari levazım bedeli' olarak adlandırılır. Asgari levazım bedeli, kötü niyetli malzeme sahibinin haksız zenginleşmesini önlemeyi amaçlar ve genellikle malzemenin 'söküm değeri' veya 'hurda değeri' olarak, yani en düşük objektif değeri üzerinden hesaplanır. Bu, iyi niyetli malikine ödenecek tam tazminattan çok daha düşük bir miktardır.