Bir işçi, 'kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti' alacakları için dava açmıştır. Bu alacakların ispatında, işverenin sunduğu ve işçinin imzasını taşıyan 'ücret bordroları' ne tür bir delil niteliğindedir? İşçinin, imzalı bordroda yazan ücretin gerçeği yansıtmadığını (örneğin maaşın bir kısmının elden ödendiğini) iddia etmesi durumunda, bu iddiayı hangi tür delillerle ispatlayabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185325

İşçinin imzasını taşıyan ücret bordroları, HMK anlamında 'yazılı delil' (senet) niteliğindedir ve kural olarak 'kesin delil' teşkil eder. İmzalı bordro, içeriğindeki bilgilerin doğruluğunu kabul ettiği yönünde işçi aleyhine güçlü bir karine oluşturur. Ancak bu karine, mutlak bir karine değildir; aksi ispat edilebilir. İşçinin, imzalı bordroya rağmen gerçek ücretinin daha yüksek olduğunu iddia etmesi durumunda, bu iddiasını yine yazılı delil gücünde veya ona yakın güçlü delillerle ispatlaması gerekir. Buna 'imzalı bordronun sahteliği iddiası' denir. Yargıtay'ın kabul ettiği ispat araçları şunlardır: 1) Emsal Ücret Araştırması: En sık başvurulan yoldur. Mahkeme, işçinin yaptığı iş, kıdemi ve nitelikleri itibarıyla alması gereken 'emsal ücret'i ilgili meslek kuruluşlarından sorar. Eğer bordrodaki ücret ile emsal ücret arasında bariz bir fark varsa, bu durum bordronun gerçeği yansıtmadığına dair güçlü bir delildir. 2) Tanık Beyanları: Aynı işyerinde çalışan ve ücret politikasını bilen tanıkların beyanları, emsal ücret araştırması gibi diğer delillerle desteklendiğinde dikkate alınır. 3) İşverenden Sadır Olmuş Belgeler: İşverenin banka kredisi için verdiği gerçek maaşı gösteren yazılar, gayriresmi ödeme listeleri, e-posta yazışmaları gibi belgeler. 4) Fiili Durum: İşçinin yaşam standardı ile bordrodaki ücret arasında açık bir orantısızlık olması da bir karine olarak değerlendirilebilir. İşçi, bu delillerle iddiasını ispatlarsa, imzalı bordroya itibar edilmez ve hesaplamalar gerçek ücret üzerinden yapılır.