Anayasa m. 116, hem TBMM'ye hem de Cumhurbaşkanı'na 'seçimlerin yenilenmesi' kararı alma yetkisi vermektedir. Her iki organın da aynı anda bu kararı alması veya birinin kararından hemen sonra diğerinin de aynı yönde karar alması durumunda, anayasal süreç nasıl işler? Bu durumun, özellikle Cumhurbaşkanının ikinci döneminde tekrar aday olabilme hakkı (m. 116/3) üzerinde bir etkisi olur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185324

Anayasa bu konuda açık bir düzenleme içermemekle birlikte, hukukun genel ilkeleri ve Anayasa'nın ruhu çerçevesinde bir yorum yapılabilir. Seçimlerin yenilenmesi kararı, alındığı anda hukuki sonuçlarını doğuran 'kurucu' bir karardır. Dolayısıyla, hangi organ (TBMM veya Cumhurbaşkanı) kararı zaman olarak 'önce' almışsa, anayasal süreç o karara göre işleyecektir. İkinci bir kararın alınması, zaten başlamış olan süreci etkilemez ve hukuken bir sonuç doğurmaz; sadece siyasi bir anlam taşıyabilir. Bu durumun, Cumhurbaşkanının tekrar aday olabilme hakkı üzerinde kritik bir etkisi olabilir. Eğer Cumhurbaşkanı ikinci dönemindeyken, önce Cumhurbaşkanı seçimleri yenileme kararı alır, hemen ardından TBMM de (belki siyasi bir hamle olarak) aynı kararı alırsa, hukuken geçerli olan Cumhurbaşkanının kararıdır. Bu durumda Cumhurbaşkanı, Anayasa m. 116/3'teki istisnadan yararlanamaz ve tekrar aday olamaz. Tersi durumda, eğer önce TBMM 360 oyla karar alırsa, bu karar süreci başlatır ve Cumhurbaşkanı tekrar aday olma hakkını kazanır. Cumhurbaşkanının daha sonra alacağı karar, bu durumu değiştirmez. Dolayısıyla, kararın kim tarafından ve ne zaman alındığı, anayasal sonuçları doğrudan belirler.