Bir işveren, 'işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi' (İş K. m. 25/II-ı) gerekçesiyle iş akdini haklı nedenle feshetmiştir. Bu feshin geçerli olması için, tehlikeye düşürme eyleminin somut bir zarara yol açmış olması şart mıdır? 'Otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratma' hali ile bu durum arasındaki fark nedir?
Hayır, somut bir zararın meydana gelmiş olması şart değildir. İş Kanunu m. 25/II-ı bendi iki ayrı fesih nedenini düzenlemektedir: 1) İşin Güvenliğini Tehlikeye Düşürme: Bu halde, işçinin kusurlu bir davranışı (kasten veya ihmalle) ile işyerindeki iş sağlığı ve güvenliği açısından ciddi ve yakın bir tehlike yaratması yeterlidir. Tehlikenin gerçekleşmesi, yani bir kaza veya zararın meydana gelmesi aranmaz. Örneğin, kaynak yapılan bir alanda sigara içmek veya emniyet kilidini devre dışı bırakarak makine çalıştırmak gibi. Bu, bir 'tehlike' suçuna benzer. 2) Hasara ve Kayba Uğratma: Bu halde ise, işçinin kusurlu davranışı sonucunda somut bir 'zarar' meydana gelmiştir. İşveren, bu zarara dayanarak fesih yapabilmek için, zararın işçinin 'otuz günlük ücreti' tutarını aşması gerektiğini ispatlamalıdır. Eğer zarar bu miktarın altındaysa, bu maddeye göre haklı fesih yapılamaz (ancak geçerli fesih nedeni olabilir). İki durum arasındaki fark, ilkinde 'zarar' değil 'tehlike'nin yeterli olması, ikincisinde ise somut bir 'zarar'ın varlığı ve bu zararın belirli bir parasal eşiği aşmasının aranmasıdır.