Türk Medeni Kanunu m. 684, bir şeyin 'bütünleyici parçasının (mütemmim cüz)' asıl şeyden ayrı bir mülkiyete konu olamayacağını düzenler. Bu ilkenin, bir binadaki bağımsız bölümler (daire, dükkan vb.) üzerindeki mülkiyet hakkı ile ilişkisi nedir? Kat Mülkiyeti Kanunu, bu genel kurala nasıl bir istisna getirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185313

TMK m. 684'teki 'üst arza tabidir' (superficies solo cedit) ilkesine göre, bir arazi üzerindeki yapılar (binalar) o arazinin bütünleyici parçasıdır ve arazinin mülkiyetine tabidir. Bu genel kurala göre, bir binanın katlarının veya dairelerinin ayrı ayrı kişilere ait olması mümkün değildir; binanın tamamı, arsanın malikine aittir. Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK), modern şehirleşme ve konut ihtiyacı nedeniyle, TMK'daki bu genel kurala çok önemli bir istisna getirmiştir. KMK, tamamlanmış bir yapının, kat, daire, büro, dükkan gibi 'tek başına ve ayrı ayrı kullanılmaya elverişli' bölümleri üzerinde, anataşınmazın arsasıyla belirli bir payla bağlantılı olarak, bağımsız mülkiyet hakları kurulabilmesine olanak tanımıştır. Bu özel mülkiyet türüne 'kat mülkiyeti' denir. Dolayısıyla kat mülkiyeti, TMK'daki bütünleyici parça ilkesini, kanunun izin verdiği özel bir durumla aşarak, tek bir parsel üzerinde birden çok bağımsız mülkiyet hakkının var olmasına imkan tanıyan istisnai bir rejimdir.