Bir kamu görevlisi olan tanığın, HMK m. 242 uyarınca tanıklık yapması için gereken resmi makam izni, mahkemeye hitaben mi, yoksa doğrudan tanığa mı verilir? İzin verildikten sonraki süreç nasıl işler?
İzin, tanıklık talebinde bulunan 'mahkemeye' hitaben yazılı olarak verilir. HMK m. 242/3, 'Bu izin, mahkeme kararı üzerine yazı ile istenir ve izin verilince tanık davet edilerek dinlenir' diyerek süreci açıkça belirlemiştir. Süreç şu şekilde işler: 1) Mahkeme, kamu görevlisinin tanıklığının gerekli olduğuna kanaat getirince, bir ara kararla izin prosedürünün işletilmesine karar verir. 2) Mahkeme, ilgili resmi makama (TBMM, Cumhurbaşkanlığı, ilgili Bakanlık vb.) bir yazı yazarak, belirli bir konuda tanık olarak dinlenmesi istenen kamu görevlisine tanıklık yapması için izin verilmesini talep eder. 3) Resmi makam, talebi değerlendirir ve tanıklığın kamu yararına aykırı olup olmadığına karar verir. Kararını (izin veya ret) yine yazılı olarak mahkemeye bildirir. 4) Mahkemeye izin yazısı ulaştıktan sonra, mahkeme tanığa usulüne uygun bir davetiye göndererek duruşmaya davet eder ve tanığı dinler. İzin doğrudan tanığa verilmez; süreç tamamen mahkeme kanalıyla yürütülür.