HMK m. 241, mahkemeye 'gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde, geri kalanların dinlenilmemesine karar verebilir' yetkisini tanımıştır. Bu yetkinin kullanılabilmesinin koşulları nelerdir? Mahkemenin, henüz hiçbir tanığı dinlemeden, 'tanık listesi çok uzun, bu kadar tanığı dinlemek yargılamayı uzatır' gerekçesiyle listedeki bazı tanıkları dinlememe kararı alması bu madde kapsamında mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185304

Bu yetkinin kullanılabilmesinin temel koşulu, mahkemenin, dinlenen tanıkların beyanlarıyla, davada ispatlanması gereken çekişmeli vakıa hakkında 'yeterli derecede bilgi edinmiş' ve 'kanaatinin oluşmuş' olmasıdır. Yani, geri kalan tanıkların dinlenmesinin, mevcut kanaati değiştirmeyeceği veya yeni bir bilgi eklemeyeceği sonucuna varması gerekir. Bu, delillerin değerlendirilmesi sonucunda ulaşılan bir kanaate dayanmalıdır. Hayır, mahkemenin henüz hiçbir tanığı dinlemeden veya yeterli delil toplamadan, sadece 'liste uzun' veya 'yargılama uzar' gibi soyut gerekçelerle tanıkları dinlememe kararı alması, HMK m. 241 kapsamında değildir. Bu durum, Yargıtay HGK'nın 2014/2-1239 E. sayılı kararında da eleştirildiği gibi, tarafın 'ispat hakkının' ve dolayısıyla 'hukuki dinlenilme hakkının' (HMK m. 27) ihlali anlamına gelir. HMK m. 241, delillerin ikamesi ve değerlendirilmesi tamamlandıktan sonra kullanılabilecek bir yetki iken, diğer durum, delil ikamesi hakkının daha en başından, usule aykırı olarak kısıtlanmasıdır.