Bir trafik kazasında, olay yerinden kaçan ve alkollü olduğu şüphesi bulunan sürücü, kazadan birkaç saat sonra yakalanmıştır. Bu durumda, olay anındaki alkol seviyesinin tespiti nasıl yapılır? Mahkemenin, geriye dönük alkol hesaplaması yapan bir bilirkişi raporuna dayanarak TCK m. 179/3 (trafik güvenliğini tehlikeye sokma) suçundan mahkumiyet kararı vermesi mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185299

Olay anındaki alkol seviyesinin tespiti için, sürücü yakalandığı andaki alkol promil seviyesi ölçülür. Daha sonra, Adli Tıp Kurumu veya bu konuda uzman bilirkişiler tarafından, ölçüm saati ile kaza saati arasındaki süre, kişinin metabolizma hızı (genellikle saatte 0.15 promil olarak kabul edilir) ve diğer faktörler (yemek yiyip yemediği, kazadan sonra alkol alıp almadığı vb.) dikkate alınarak 'geriye dönük alkol hesaplaması' yapılır. Evet, mahkemenin bu tür bir bilirkişi raporuna dayanarak mahkumiyet kararı vermesi mümkündür. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu tür hesaplamalar teorik verilere dayandığı ve kişiden kişiye değişebilecek birçok faktör içerdiği için, mahkumiyet için tek başına yeterli görülmemelidir. Bu raporun, mahkumiyet için kullanılabilmesi için, sanığın olay anında alkollü olduğuna dair başka yan delillerle (tanık beyanları, kaza sonrası davranışları, kaza yerindeki alkol şişeleri vb.) desteklenmesi gerekir. Eğer dosyada geriye dönük hesaplama raporu dışında sanığın suç işlediğine dair hiçbir delil yoksa, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerekebilir. Dolayısıyla, rapor önemli bir delildir, ancak tek başına kesin delil niteliğinde değildir.