HMK m. 226/1-b, 'bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâllerin' yemine konu olamayacağını düzenler. Bu hüküm hangi tür hukuki işlemleri kapsamaktadır? Örneğin, bir taşınmaz satış sözleşmesinin varlığı veya içeriği yemin delili ile ispat edilebilir mi?
Bu hüküm, geçerliliği 'resmi şekle' veya 'yazılı şekle' bağlanmış hukuki işlemleri kapsamaktadır. Bu tür işlemlerde, kanun koyucu sadece tarafların karşılıklı irade beyanlarını yeterli görmemiş, işlemin geçerli olabilmesi için belirli bir şekil şartının (örneğin, noterde yapılması, tapu sicil müdürü önünde yapılması, yazılı olması gibi) yerine getirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu şekil şartı, bir geçerlilik şartıdır ve kamu düzenine ilişkindir. Hayır, bir taşınmaz satış sözleşmesinin varlığı veya içeriği yemin delili ile ispat edilemez. Çünkü TMK m. 706'ya göre, taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olabilmesi için 'resmi şekilde' yani tapu sicil müdürlüğünde yapılması zorunludur. Bu bir geçerlilik şartıdır. Tarafların, 'biz anlaştık' diyerek yemin etmeleri, kanunun aradığı bu zorunlu resmi şeklin yerine geçemez. Yemin, sadece tarafların serbestçe tasarruf edebilecekleri, şekle tabi olmayan hukuki işlemlerden doğan vakıaların ispatında kullanılabilir. Resmi şekle tabi bir işlemin varlığı, ancak yine o şekle uygun bir belge ile ispatlanabilir.