Bir sanık hakkında CMK m. 191 uyarınca verilen 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' kararı ve bu kapsamdaki denetimli serbestlik süresi devam ederken, sanığın 'yükümlülüklere aykırı davrandığı' tespit edilmiştir. Bu durumda, denetimli serbestlik dosyası Cumhuriyet Savcılığı'na iade edilir. Savcının, erteleme kararını kaldırarak kamu davası açması zorunlu mudur, yoksa bu konuda takdir yetkisi var mıdır? İhlalin niteliği (örneğin bir kez imza atmayı unutmak) savcının kararını etkiler mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185293

CMK m. 191/4, erteleme süresi zarfında yükümlülüklere aykırı davranılması halinde 'hakkında kamu davası açılır' diyerek, bu konuda savcıya bir takdir yetkisi tanımamaktadır. Kural olarak, denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yükümlülüklerin ihlal edildiğinin bildirilmesi üzerine, savcının erteleme kararını kaldırarak kamu davası açması bir zorunluluktur. Ancak uygulamada, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği ve yerleşik pratikler, bu kuralı bir miktar esnetmektedir. Yönetmeliğe göre, şüpheli denetim programını 'iki kez' ihlal ederse dosya savcılığa gönderilir. Yani, şüpheliye genellikle bir kez ihlal hakkı tanınmaktadır. Savcılar da, ihlalin niteliğini dikkate alarak takdir yetkisi kullanabilmektedir. Örneğin, geçerli bir mazereti olan veya kasıtlı olmayan, bir defalık küçük bir ihlal (bir imza gününü kaçırmak gibi) nedeniyle hemen dava açmak yerine, şüpheliyi uyararak programa devam etmesini isteyebilirler. Ancak, yükümlülükleri kasten ve sürekli olarak ihlal eden bir şüpheli hakkında kamu davası açılması kaçınılmazdır. Dolayısıyla, kanun metni takdir yetkisi tanımasa da, uygulama ihlalin niteliğine göre bir esneklik payı bırakmaktadır.