HMK m. 11/2, terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davasının, 'terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabileceğini' düzenlemiştir. Bu hükmün, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen 'murisin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkisi' kuralına getirdiği istisnanın amacı nedir? Bu yetki kuralı 'kesin' mi yoksa 'seçimlik' bir yetki midir?
Bu hükmün amacı, delillerin toplanmasında kolaylık sağlamak ve usul ekonomisi ilkesine hizmet etmektir. Tereke malvarlığına ilişkin istihkak (mülkiyetin tespiti veya iadesi) davalarında, en önemli deliller genellikle malın bulunduğu yerde toplanır (keşif, bilirkişi incelemesi, malın zilyetliğine ilişkin tanıkların dinlenmesi vb.). Davayı, malın bulunduğu yerden çok uzakta olan murisin son yerleşim yerinde açma zorunluluğu, yargılamayı zorlaştırabilir ve masrafları artırabilir. Kanun koyucu bu nedenle davacıya bir kolaylık sağlamıştır. HMK m. 11/2'de düzenlenen bu yetki kuralı, 'seçimlik' bir yetkidir. '...orada da açılabilir' ifadesi, bu yetkinin kesin olmadığını, davacıya bir seçim hakkı tanıdığını gösterir. Davacı, dilerse davayı HMK m. 11/1-a'daki kesin yetki kuralına uyarak murisin son yerleşim yeri mahkemesinde açabilir, dilerse HMK m. 11/2'deki bu özel ve seçimlik yetki kuralına dayanarak, terekenin tespiti sırasında malın bulunduğu yer mahkemesinde açabilir. Bu, davacıya tanınmış bir kolaylıktır.