TCK'da düzenlenen 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' (TCK m. 282) veya 'kaçakçılık' (5607 s. Kanun) suçlarından mahkum olmak, 657 sayılı DMK m. 48/A-5 uyarınca memuriyete engel teşkil eder. Bu suçlardan dolayı verilen bir mahkumiyet kararı 'genel affa' uğrarsa, memuriyet engeli ortadan kalkar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185286

Hayır, ortadan kalkmaz. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5 bendi, memuriyete engel olan suçları sayarken, bu suçlar için 'affa uğramış olsa bile' mahkum olmamanın şart olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu ifade, kanun koyucunun bu suçları memuriyetin gerektirdiği dürüstlük ve güvenilirlik açısından özellikle sakıncalı gördüğünü ve af ile dahi bu sakıncanın ortadan kalkmayacağını kabul ettiğini gösterir. Bu kural, hem 'genel af' hem de 'özel af' için geçerlidir. Genel af, mahkumiyeti bütün hukuki sonuçlarıyla ortadan kaldırsa da, DMK'daki bu özel ve amir hüküm karşısında, memuriyete atanma ehliyetini geri getirmez. Yani, 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' veya 'kaçakçılık' gibi katalog suçlardan mahkum olan bir kişi, daha sonra çıkarılacak bir genel aftan yararlansa bile, 657 sayılı Kanun'a tabi bir devlet memuru olamaz. Bu durum, özel kanun hükmünün (DMK m. 48) genel kanun hükmüne (Af Kanunu) göre öncelikle uygulanması (lex specialis derogat legi generali) ilkesinin bir sonucudur.