Mirasın hükmen reddi davasında, terekenin borca batık olduğu iddiasına rağmen, davalı alacaklılar davayı kabul etmeyip yargılamanın devamına neden olmuşlardır. Dava sonunda davacının iddiası ispatlanırsa, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hangi tarafa yükletilir? Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2023/5151 E. sayılı kararında belirtilen 'davalı-alacaklıların, terekenin borca batık olduğunu bilmelerinin mümkün olmaması' durumu, bu kuralı nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185280

Hukuk yargılamasındaki genel kural, davada haksız çıkan tarafın yargılama giderleri ve karşı taraf vekalet ücretini ödemesidir (HMK m. 326). Mirasın hükmen reddi davasında davacı iddiasını ispatlarsa, kural olarak davalı alacaklıların yargılama giderleri ve davacı vekalet ücretini ödemesi gerekir. Ancak Yargıtay 7. HD'nin 2023/5151 E. sayılı kararı gibi yerleşik içtihatlar, bu konuda önemli bir istisna getirmektedir. Buna göre, eğer davalı alacaklıların, murisin terekesinin borca batık olduğunu dava açılmadan önce bilmeleri mümkün değilse ve bu durum ancak yargılama sonucunda yapılan kapsamlı araştırma ile ortaya çıkmışsa, alacaklıların davaya karşı koymaları 'hakkın kötüye kullanılması' olarak nitelendirilemez. Bu durumda, alacaklılar davada haksız çıksalar bile, davaya sebebiyet vermedikleri kabul edilir ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmazlar; bu masraflar davacının üzerinde bırakılır. Bu yorum, dürüstlük kuralı ve hakkaniyet gereği geliştirilmiştir. Eğer alacaklının borca batıklığı bildiği halde kötü niyetle takibe devam ettiği ispatlanırsa, o zaman genel kural uygulanır.