Kasten yaralama suçundan yargılanan bir sanık hakkında verilen mahkumiyet kararında, mağdura ait adli tıp raporunun duruşmada okunarak tarafların diyeceklerinin sorulmadığı anlaşılmıştır. Bu durum, CMK'nın hangi hükümlerinin ihlalidir ve bu ihlal tek başına bozma nedeni sayılır mı?
Bu durum, CMK'nın birden fazla amir hükmünün ihlalidir: 1) CMK m. 209 (Duruşmada Okunması Zorunlu Belge ve Tutanaklar): Bu madde, delil olarak kullanılacak belgelerin, özellikle fenni muayene ve doktor raporlarının duruşmada okunmasını zorunlu kılar. Adli tıp raporu bu kapsama girer. 2) CMK m. 215 (Dinleme ve Okumadan Sonra Diyeceğin Sorulması): Bu madde, 'Ortaya konulan her delilden sonra taraflara diyecekleri sorulur' hükmünü içerir. Raporun okunmasından sonra taraflara (özellikle sanık ve müdafiine) rapora karşı beyanda bulunma hakkı tanınmalıdır. Bu ihlaller, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan 'yüz yüzelik', 'doğrudan doğruyalık' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerini zedeler. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örneğin, 3. CD., 31.01.2007, 4762-627 sayılı kararda belirtildiği gibi), hükme esas alınan önemli bir delilin (adli tıp raporu gibi) duruşmada okunup tartışılmaması, savunma hakkının kısıtlanması anlamına geldiği için tek başına 'mutlak bozma nedeni' sayılır.