Bir yabancı, 'terke davet' (YUKK m. 56) prosedürü ile 'sınır dışı edilme' arasındaki temel farklar nelerdir? Bir yabancının terke davet edilerek ülkeden ayrılması, pasaportuna deport (sınır dışı) kaydı işlenmesini engeller mi ve bu durumun gelecekteki Türkiye'ye girişleri açısından ne gibi avantajları vardır?
'Terke davet' ile 'sınır dışı edilme' arasındaki temel fark, sürecin işleyişi ve hukuki sonuçlarıdır. 'Sınır dışı edilme', idarenin yabancıyı zorla ve genellikle idari gözetim altında tutarak ülkeden çıkarmasıdır. Bu durumda, yabancı hakkında bir 'giriş yasağı' (deport kaydı) tesis edilir ve bu yasak, yabancının pasaport bilgilerine işlenir. 'Terke davet' ise, hakkında sınır dışı etme kararı alınan ancak kaçma riski bulunmayan, kamu düzeni için acil tehdit oluşturmayan yabancılara, ülkeyi kendi iradeleriyle terk etmeleri için 15 ila 30 gün arasında bir süre tanınmasıdır. Bu süre içinde ülkeyi terk eden yabancılar hakkında kural olarak 'giriş yasağı kararı alınmayabilir' (YUKK m. 56/2). Evet, terke davet edilerek ülkeden ayrılmak, pasaportuna deport kaydı işlenmesini engelleyebilir. Bu, en önemli avantajıdır. Deport kaydı olan bir yabancının gelecekte Türkiye'ye vize alması veya giriş yapması çok zordur. Terke davete uyarak çıkan bir yabancı ise, vize ihlalinden kaynaklanan para cezasını ödediği takdirde, gelecekte yasal yollarla tekrar Türkiye'ye giriş yapma imkanını korumuş olur. Ancak terke davet, idarenin takdirinde olan bir uygulamadır ve her yabancıya tanınmak zorunda değildir.