Kamu görevlilerinin tanıklığının izne bağlı olduğu hallerde (HMK m. 242), izin talebi mahkeme tarafından nasıl ve kime yapılır? İlgili makamın izin vermemesi durumunda, bu karar mutlak mıdır, yoksa mahkemenin bu karara karşı bir işlem yapma yetkisi var mıdır?
HMK m. 242/3'e göre, izin talebi 'mahkeme kararı üzerine yazı ile' istenir. Yani, mahkeme bir ara karar oluşturarak, tanıklık yapması istenen kamu görevlisinin sır olarak saklamakla yükümlü olduğu konular hakkında tanıklık yapabilmesi için, sırrın ait olduğu resmi makamdan izin talep eder. İzin verecek makam, HMK m. 242/1'de belirtilmiştir (milletvekilleri için TBMM, bakanlar için Cumhurbaşkanı, diğer görevliler için bağlı oldukları bakan veya kuruluşun amiri). İlgili makamın izin vermemesi kararı mutlak değildir. HMK m. 242/2, 'Tanıklık kamu yararına aykırı bulunmadıkça izin verilmesinden kaçınılamaz' diyerek idarenin takdir yetkisini sınırlamıştır. Eğer mahkeme, izin vermeme kararının hukuki dayanaktan yoksun veya keyfi olduğu, tanıklığın kamu yararına aykırı olmadığı kanaatindeyse, bu durumu bir tutanakla tespit edebilir. İzin vermeme kararı bir idari işlem olduğundan, bu karara karşı idari yargıda iptal davası açılması teorik olarak mümkündür. Ancak bu, yargılamayı oldukça uzatacak bir yoldur. Pratikte, mahkeme bu durumu dikkate alarak dosyadaki diğer delillere göre kararını oluşturacaktır. Ancak idarenin bariz keyfi bir şekilde izin vermekten kaçınması, adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirilebilir.