CMK m. 206/2-a, 'kanuna aykırı olarak elde edilmiş' delillerin reddedileceğini hükme bağlamıştır. Bu 'hukuka aykırılığın' kapsamına sadece CMK m. 148'deki 'yasak sorgu yöntemleri' mi girer, yoksa üçüncü kişiler tarafından hukuka aykırı olarak elde edilen deliller de bu kapsama dahil midir? Örneğin, bir kişinin eşinin telefonuna gizlice yüklediği programla elde ettiği aldatma içerikli ses kayıtları, bir ceza davasında delil olarak kullanılabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185255

CMK m. 206/2-a'daki 'hukuka aykırılık' kapsamı geniştir ve sadece CMK m. 148'deki yasak sorgu yöntemlerini (işkence, kötü muamele, ilaç verme vb.) değil, Anayasa ve kanunlarla korunan temel hak ve özgürlüklerin ihlali suretiyle elde edilen tüm delilleri kapsar. Buna 'delil yasakları' denir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, delilin kim tarafından (soruşturma makamları veya özel kişiler) elde edildiğinin bir önemi yoktur. Hukuka aykırı bir yöntemle elde edilmişse, yargılamada kullanılamaz. Örnekteki durumda, bir kişinin eşinin telefonuna gizlice program yükleyerek ses kaydı alması, TCK m. 132 (Haberleşmenin gizliliğini ihlal) ve m. 133 (Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması) kapsamında suç teşkil eden bir eylemdir. Bu suç işlenerek elde edilen ses kayıtları, 'hukuka aykırı delil' niteliğindedir ve ne aldatma iddiasını konu alan bir ceza davasında ne de bir boşanma davasında, delili elde eden taraf aleyhine dahi olsa, kural olarak hükme esas alınamaz. Bu, 'zehirli ağacın meyvesi de zehirli olur' ilkesinin bir sonucudur.