Bir boşanma davasında davacı, davalının sosyal medya hesaplarından başka bir kişiyle yaptığı ve 'kalp emojisi' gönderdiği yazışmaları delil olarak sunmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/8644 E. sayılı kararı ışığında, bu tür 'sanal' eylemler 'zina' (TMK m. 161) olarak kabul edilebilir mi? Edilemezse, bu eylemler boşanma davasında hangi hukuki kategori altında değerlendirilir ve kusur tespitine etkisi ne olur?
Hayır, bu tür sanal eylemler tek başına 'zina' (TMK m. 161) olarak kabul edilemez. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre zinanın varlığı için 'cinsel birlikteliğin' gerçekleşmiş olması veya en azından cinsel birlikteliğin gerçekleştiğine dair çok güçlü karinelerin bulunması gerekir. Sosyal medya üzerinden yapılan duygusal içerikli yazışmalar, kalp emojileri göndermek gibi eylemler, cinsel birlikteliği kanıtlamaya yeterli değildir. Ancak bu eylemler, boşanma davasında 'güven sarsıcı davranış' olarak nitelendirilir ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166) davasında önemli bir kusur sebebidir. Yargıtay 2. HD'nin 2023/8644 E. sayılı kararında da erkeğin bu tür davranışları 'sadakatsizlik boyutunda olmasa da güven sarsıcı davranış' olarak nitelendirilmiş ve erkeğe kusur olarak yüklenmiştir. Bu tür davranışlar, evlilik birliğinin devamı için gerekli olan sadakat ve güven ortamını ortadan kaldırdığı için, diğer eş açısından ortak hayatı çekilmez hale getirir ve boşanma kararı verilmesi için yeterli bir kusur olarak kabul edilir.