Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararların hukuki niteliği nedir? HMK m. 388'e göre bu kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder mi? Bir sulh hukuk mahkemesi tarafından verilen 'kayyım atanması' kararının kesinleşmemiş olması, bu karara dayalı olarak başlayan hukuki süreçleri (örneğin, TMK m. 588'deki 10 yıllık bekleme süresi) durdurur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185244

HMK m. 388'e göre, 'Kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde, çekişmesiz yargı kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez.' Bu, çekişmesiz yargı kararlarının 'şekli anlamda' kesinleşseler dahi, koşullar değiştiğinde veya yeni deliller ortaya çıktığında mahkeme tarafından değiştirilebileceği veya kaldırılabileceği anlamına gelir. Bu kararlar, aksi ispat edilinceye kadar geçerlidir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/14917 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'kayyım atanması' kararı bir çekişmesiz yargı işidir (HMK m. 382/b-19). Bu kararın kesinleşmemiş olması, hukuki sonuç doğurmasına engel değildir. Dolayısıyla, kayyım atanması kararının verildiği tarihten itibaren, TMK m. 588'de gaiplik kararı için öngörülen 'on yıllık kayyımla idare' süresi işlemeye başlar. Kararın kesinleştirilmemiş olması, bu sürenin başlamayacağı şeklinde yorumlanamaz. Çünkü bu kararların niteliği gereği, verildikleri andan itibaren uygulanabilirlik (icra edilebilirlik) kabiliyetleri vardır ve maddi anlamda kesin hüküm gücüne sahip olmadıkları için kesinleşme beklemeye gerek yoktur.