Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) ceza dairesi, bir dosyayı incelerken CMK m. 289'da sayılan mutlak hukuka aykırılık hallerinden biri olmadığını ve CMK m. 280/1-f'deki şartların da oluşmadığını tespit etmiştir. Ancak ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini veya delil takdirini isabetsiz bulmuştur. Bu durumda BAM, kararı 'bozarak' ilk derece mahkemesine geri gönderebilir mi, yoksa CMK m. 280/1-g ve m. 280/2 uyarınca nasıl bir yol izlemelidir? BAM'ın hukuka aykırı bozma kararı vermesinin, sanığın temyiz hakkı üzerindeki potansiyel olumsuz etkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185243

Hayır, bu durumda BAM kararı 'bozarak' geri gönderemez. Yazarın da belirttiği gibi, BAM ceza dairelerinin bozma yetkisi CMK m. 280/1-e (CMK m. 289'daki hukuka kesin aykırılık halleri) ve m. 280/1-f (duruşma hazırlığı işlemlerinde eksiklik) ile sınırlıdır. Bu haller dışında, BAM'ın delil takdirini veya gerekçeyi hatalı bulması bir bozma sebebi değildir. Bu durumda BAM'ın izlemesi gereken yol, CMK m. 280/1-g uyarınca 'davanın yeniden görülmesine' karar verip duruşma açmak ve CMK m. 280/2 uyarınca 'gerekli tedbirleri aldıktan sonra ilk derece mahkemesinin hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmaktır'. BAM'ın bu yetkisi varken hukuka aykırı olarak bozma kararı vermesi, sanığın temyiz hakkını elinden alabilir. Örneğin, ilk derece mahkemesi 6 yıl hapis cezası vermiş ve BAM bu kararı hukuka aykırı olarak bozmuştur. Bozma sonrası ilk derece mahkemesi bu kez 4 yıl ceza verirse, bu karar CMK m. 286/2-a uyarınca temyiz edilemez. Oysa BAM usulüne uygun olarak duruşma açıp 4 yıl cezaya hükmetseydi, ilk derece mahkemesinden verilen ceza 5 yıldan fazla olduğu için, bu yeni hüküm temyize tabi olacaktı. Dolayısıyla, hukuka aykırı bozma kararı sanığın temyiz hakkını gasp etme riski taşır.