İşveren, İş Kanunu m. 25/II'de sayılan 'ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller' nedeniyle işçinin sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetmek istemektedir. Bu fesih hakkını kullanabilmesi için İş Kanunu m. 26'da öngörülen hak düşürücü süreler nelerdir? İşçinin olayda 'maddi çıkar sağlaması' durumunun bu sürelere etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185235

İş Kanunu m. 26, işverenin (veya işçinin) m. 24 ve m. 25'te gösterilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak sözleşmeyi fesih yetkisi için iki ayrı hak düşürücü süre öngörmüştür. Bu sürelerin her ikisine de uyulması zorunludur: 1) Altı İş Günlük Süre: Feshe yetkili olan tarafın, diğer tarafın bu tür bir davranışta bulunduğunu 'öğrendiği günden başlayarak' altı iş günü içinde fesih hakkını kullanması gerekir. Bu süre, öğrenme tarihinden itibaren başlar ve sübjektif bir nitelik taşır. 2) Bir Yıllık Süre: Her halde, fiilin 'gerçekleşmesinden itibaren' bir yıl sonra bu hak kullanılamaz. Bu süre ise olayın meydana geldiği tarihten başlar ve objektif bir üst sınırdır. İşveren, olayı bir yıl geçtikten sonra öğrense bile artık fesih hakkını kullanamaz. Maddede bu kurala önemli bir istisna getirilmiştir: 'Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz.' Yani, işçinin eylemi (örneğin hırsızlık, zimmet gibi) aynı zamanda kendisine bir maddi menfaat sağlıyorsa, işveren olayı ne zaman öğrenirse öğrensin, öğrenme tarihinden itibaren altı iş günü içinde fesih hakkını kullanabilir; bir yıllık objektif süre engeli ortadan kalkar.