Bir davacı, abonesi olduğu elektrik sayacının hatalı tüketim kaydettiği iddiasıyla, aleyhine çıkarılan fark faturası nedeniyle 'menfi tespit' davası açmıştır. Dava devam ederken borcu ödemek zorunda kalmıştır. Bu durumda davanın hukuki niteliği neye dönüşür ve mahkemenin nasıl bir yol izlemesi gerekir? Yargıtay HGK'nın 2017/1526 E. sayılı kararı bu konuda neyi öngörmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185231

İİK m. 72/5 uyarınca, menfi tespit davası devam ederken davacının dava konusu borcu (ihtiyati tedbir kararı almamış olması gibi nedenlerle) ödemesi halinde, dava kendiliğinden 'istirdat davasına' dönüşür. İstirdat davası, haksız olarak ödenen bir paranın geri alınması talebini içerir. Yargıtay HGK'nın 2017/1526 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin bu dönüşüm için davacıdan bir talep beklemesine gerek yoktur. Borcun ödendiğini (örneğin, davacının beyanı veya sunulan makbuzlarla) öğrenen mahkeme, re'sen (kendiliğinden) davaya istirdat davası olarak devam etmelidir. Bu aşamadan sonra mahkeme, davacının ödediği parayı geri alma hakkı olup olmadığını, yani borcun gerçekten var olup olmadığını esastan inceleyerek bir karar verecektir. Eğer inceleme sonunda davacının borçlu olmadığı anlaşılırsa, ödediği miktarın kendisine iadesine karar verilir. Davacının borçlu olduğu anlaşılırsa, istirdat talebi reddedilir.