HMK m. 11/1, mirastan doğan bazı davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinin 'kesin yetkili' olduğunu belirtmiştir. Buna karşılık HMK m. 12, taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin 'kesin yetkili' olduğunu düzenler. 'Muris muvazaası' hukuksal nedenine dayalı bir tapu iptali ve tescil davasında hangi kesin yetki kuralı uygulanır? Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/14661 E. sayılı kararının bu konudaki gerekçesini açıklayınız.
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, HMK m. 12'de düzenlenen taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetki kuralı uygulanır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/14661 E. sayılı kararının gerekçesi şudur: Muris muvazaası davası, kaynağını 1.4.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararından alan ve mirasbırakanın yaptığı 'sağlar arası' bir hukuki işlemin (satış gibi) geçersizliğine dayanan bir davadır. Davanın temelinde, mülkiyetin devrine ilişkin işlemin muvazaa nedeniyle yolsuz olduğu iddiası yatmaktadır. Bu nedenle dava, özü itibarıyla 'taşınmazın aynına ilişkin' bir davadır. HMK m. 11'de sayılan davalar (terekenin paylaşılması, vasiyetnamenin iptali, miras sebebiyle istihkak vb.) ise doğrudan miras hukukundan kaynaklanan ve terekenin bütününü veya mirasçılık sıfatını ilgilendiren davalardır. Muris muvazaası davası bu kapsama girmez. Dolayısıyla, HMK m. 12'deki özel ve daha spesifik olan kesin yetki kuralı, HMK m. 11'deki genel mirastan doğan davalardaki yetki kuralına göre öncelik taşır. Dava, yargılama sırasında tazminata dönüşse bile, açıldığı tarihteki niteliğine göre yetki belirleneceğinden, yine taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkili olmaya devam eder.