TMK m. 605/2, 'Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır' hükmünü içermektedir. 'Mirasın hükmen reddi' olarak adlandırılan bu durumun, TMK m. 606'da düzenlenen 'mirasın gerçek reddi'nden temel farkları nelerdir? Özellikle dava açma süresi, davanın tarafları (hasım) ve ispat yükü açısından karşılaştırma yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185213

Mirasın hükmen reddi (TMK m. 605/2) ile gerçek reddi (TMK m. 606) arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Süre: Mirasın gerçek reddi, miras bırakanın ölümünden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içinde sulh hukuk mahkemesine yapılacak tek taraflı bir beyanla gerçekleşir. Mirasın hükmen reddi ise herhangi bir süreye tabi değildir; her zaman ileri sürülebilir. Bu bir dava değil, bir durumun tespiti talebidir. 2) Davanın Tarafları (Hasım): Mirasın gerçek reddi işlemi hasımsız olarak yapılır. Mirasçı, tek taraflı iradesini mahkemeye bildirir. Mirasın hükmen reddinin tespiti davası ise, menfi tespit davası niteliğinde olduğundan, tereke alacaklılarına karşı açılmalıdır. Yani hasımlı bir davadır. Hasımsız açılırsa, mahkeme hasım göstermek için süre verir. 3) İspat Yükü: Gerçek rette, mirasçının süresi içinde reddettiğini ispatlaması yeterlidir. Hükmen rette ise davacı mirasçının, mirasbırakanın 'ölüm tarihi itibarıyla' terekesinin borca batık (pasiflerinin aktiflerinden fazla) olduğunu ve bu durumun 'açıkça belli veya resmen tespit edilmiş' olduğunu ispat etmesi gerekir. Mahkeme bu durumu tapu, banka, vergi dairesi gibi kurumlardan malvarlığı araştırması yaparak re'sen araştırır.