Bir kişinin cep telefonuna bilgisi dışında yüklenen bir 'casus program' vasıtasıyla kaydedilen geçmiş telefon görüşmeleri ve mesajları, CMK m. 134 ('bilgisayarlarda arama') ve CMK m. 135 ('iletişimin denetlenmesi') hükümleri karşısında hukuka uygun bir delil olarak kabul edilebilir mi? Akıllı telefonların 'bilgisayar' olarak nitelendirilip CMK m. 134 kapsamında incelenmesi, haberleşme özgürlüğü (Anayasa m. 22) açısından nasıl bir sorun yaratır?
Hayır, kabul edilemez. Yazarın da belirttiği gibi, bu tür deliller hukuka aykırıdır. Sebepleri şunlardır: 1) Özel Hüküm-Genel Hüküm İlişkisi: Telefon görüşmeleri ve mesajlaşmalar, 'haberleşme' niteliğindedir. CMK, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesini CMK m. 135'te çok sıkı şartlara (katalog suç, hakim kararı, süreli olması vb.) bağlayan özel bir hükümle düzenlemiştir. Akıllı telefonları genel bir 'bilgisayar' olarak kabul edip CMK m. 134 ('bilgisayarlarda arama') hükmünü uygulamak, özel hükmü dolanmak ve kanunun getirdiği güvenceleri etkisiz kılmak anlamına gelir. 2) Kıyas Yasağı: Temel hak ve hürriyetleri sınırlayan koruma tedbirlerinde kıyas yoluyla genişletici yorum yapılamaz. CMK m. 135'te öngörülmeyen 'casus programla geçmiş kayıtları elde etme' gibi bir yöntemin kıyasen uygulanması, Anayasa'nın 13. maddesine ve kanunilik ilkesine aykırıdır. 3) Haberleşme Özgürlüğünün İhlali: Akıllı telefonların CMK m. 134 kapsamında değerlendirilmesi, Anayasa m. 22 ile korunan haberleşme özgürlüğünü orantısız bir şekilde kısıtlar. Bu yaklaşım, CMK m. 135'teki tüm güvenceleri (katalog suçlar, son çare olma ilkesi vb.) anlamsız hale getirerek, bir arama kararıyla tüm iletişim geçmişinin delil olarak kullanılmasının önünü açar ki bu, hukuk devletiyle bağdaşmaz. Ayrıca, TCK m. 132 (haberleşmenin gizliliğini ihlal), m. 243 (bilişim sistemine girme) ve m. 244 (sistemi engelleme, verileri bozma, yok etme) uyarınca bu tür eylemlerin kendisi suç teşkil eder.