6136 sayılı Kanun, hangi tür bıçakların yapımını, satılmasını, taşınmasını ve bulundurulmasını yasaklamıştır? Bu kanun kapsamında olmayan, örneğin bir mesleğin icrası için gerekli olan veya ev gereci sayılan bir bıçağın 'sırf saldırıda kullanmak amacıyla' taşınması durumunda fail hangi suçtan sorumlu olur? Bu iki durum arasındaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185207

6136 sayılı Kanun'un 4. maddesi, nitelikleri itibarıyla saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli olan 'kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala, kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, muşta' gibi aletlerin yapımını, satılmasını, satın alınmasını, taşınmasını ve bulundurulmasını genel olarak yasaklamıştır. Bu bıçakları ruhsatsız olarak taşıyan kişi, Kanun'un 15/1. maddesi uyarınca 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşması için failin özel bir saldırı kastı taşıması gerekmez; bıçağın yasak nitelikte olması ve taşınması yeterlidir. Kanun'un 4/3. maddesi ise, normalde taşınması serbest olan (bir mesleğin icrası için gerekli bıçak, ev gereci vb.) aletlerin 'hal ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla' taşınmasını ayrı bir suç olarak düzenlemiştir. Bu durumda fail, Kanun'un 15/4. maddesi uyarınca 3 aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. İki durum arasındaki temel fark şudur: İlkinde suçun konusu 'yasak nitelikteki' bıçağın kendisidir ve özel bir amaç aranmaz. İkincisinde ise suçun konusu 'serbest nitelikteki' bir bıçaktır, ancak suçun oluşması için failin 'sırf saldırı amacıyla taşıma' şeklinde özel bir kasta sahip olması gerekir.