Sanığın, CMK m. 45'te sayılan yakınlarından biri (örneğin eşi) soruşturma aşamasında tanık olarak ifade vermiş, ancak kovuşturma (duruşma) aşamasında tanıklıktan çekinme hakkını kullanmıştır. Bu durumda, tanığın soruşturma aşamasında verdiği ve tutanağa geçen ifadesi duruşmada okunarak delil olarak kullanılabilir mi? CMK m. 210/1 bu konuda nasıl bir düzenleme getirmektedir?
Hayır, bu ifade duruşmada okunarak delil olarak kullanılamaz. CMK m. 210/1, bu durumu açıkça düzenlemiştir. Buna göre, 'Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesi okunamaz.' Bu kural, 'doğrudan doğruyalık' ve 'yüz yüzelik' ilkelerinin bir gereğidir. Tanıklıktan çekinme hakkı, tanığa tanınmış kişisel bir haktır ve bu hakkın kovuşturma aşamasında kullanılması, daha önce bu haktan haberdar olmaksızın veya baskı altında verilmiş olabilecek ifadelerin delil değerini ortadan kaldırır. Tanığın duruşmada doğrudan dinlenememesi ve beyanlarının tartışılamaması nedeniyle, önceki ifadesine itibar edilmesi adil yargılanma hakkını zedeleyecektir. Bu nedenle, kovuşturmada çekinme hakkını kullanan tanığın hazırlık ifadesi, hükme esas alınamaz. Yargıtay CGK'nın 3.11.1986 tarihli, 1/261-485 sayılı kararında da bu husus açıkça belirtilmiştir.