CMK m. 25, tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı hakimin reddi istemi için süreler öngörmektedir. Maddenin ikinci fıkrası, 'sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerle' duruşma bitinceye kadar ret isteminde bulunulabileceğini, ancak bu istemin 'sebebin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılması' şartına bağlamıştır. Bu yedi günlük sürenin hukuki niteliği nedir ve bu süreye uyulmamasının sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185205

CMK m. 25/2'de belirtilen yedi günlük süre, 'hak düşürücü' bir süredir. Bu, sürenin kaçırılması halinde hakimin reddini isteme hakkının esastan ortadan kalkacağı anlamına gelir. Zamanaşımı sürelerinden farklı olarak, hak düşürücü süreler mahkeme tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır ve durmaz veya kesilmezler. Dolayısıyla, bir taraf, hakimin tarafsızlığını şüpheye düşüren bir sebebi öğrendikten sonra yedi gün içinde ret talebinde bulunmazsa, daha sonra aynı sebebe dayanarak hakimin reddini isteyemez. Böyle bir talepte bulunursa, bu talep CMK m. 31/1-a uyarınca 'süresinde yapılmadığı' gerekçesiyle, esası incelenmeksizin geri çevrilir. Bu süre şartı, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2018/4609 E. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, yargılamanın kötü niyetli taleplerle uzatılmasını önlemeyi amaçlamaktadır.