Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen tebliğname, Yargıtay'ın temyiz incelemesi yapacak olan ceza dairesini hukuken bağlar mı? Tebliğnameye itiraz süresinin (CMK m. 297/3) kaçırılması, sanığın veya müdafiinin temyiz incelemesi sırasında bu görüşe karşı savunma yapma hakkını tamamen ortadan kaldırır mı? Tebliğnamenin 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleri açısından önemini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185197

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen tebliğname, Yargıtay'ın ilgili ceza dairesini hukuken bağlamaz. Tebliğname, Başsavcılığın dosyaya ilişkin hukuki görüşünü içeren, tavsiye niteliğinde bir belgedir. Yargıtay ceza dairesi, tebliğnamedeki görüşün aksi yönünde (örneğin onama istenen bir kararı bozma veya bozma istenen bir kararı onama gibi) karar vermekte tamamen serbesttir. CMK m. 297/3'te belirtilen bir haftalık itiraz (cevap verme) süresi hak düşürücü bir süre değildir. Bu sürenin kaçırılması, sanık veya müdafiinin Yargıtay önündeki savunma hakkını ortadan kaldırmaz. Temyiz duruşması talep edilmişse, duruşmada tebliğnameye karşı sözlü olarak savunma yapılabilir. Duruşma yapılmayan dosyalarda dahi, Yargıtay Dairesi dosyayı incelerken tarafların temyiz dilekçelerindeki argümanları dikkate almak zorundadır. Tebliğname, 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleri açısından hayati öneme sahiptir. Yargılamanın bir tarafı olan iddia makamının (Başsavcılık) dosyaya sunduğu yazılı görüşün, savunma tarafınca bilinmesi ve buna karşı cevap hakkı tanınması, taraflar arasındaki dengeyi sağlar. Tebliğnamenin taraflara tebliğ edilmesi zorunluluğu, bu anayasal ilkelerin bir gereğidir.