6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) m. 55, 'sınır dışı edilemeyecek' kişileri düzenlemektedir. Bir yabancının YUKK m. 54'te sayılan sınır dışı edilme sebeplerinden birini (örneğin, kamu düzeni için tehdit oluşturma) taşımasına rağmen, aynı zamanda m. 55 kapsamına (örneğin, sınır dışı edileceği ülkede işkence riski bulunması) girmesi durumunda nasıl bir yol izlenir? Bu durumdaki bir yabancı hakkında 'idari gözetim kararı' alınabilir mi? 'Geri gönderilemezlik (non-refoulement)' ilkesinin bu süreçteki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185193

YUKK m. 55'te sayılan haller, m. 54'teki sınır dışı etme sebeplerine göre mutlak bir koruma sağlar ve bir istisna teşkil eder. Eğer bir yabancı, m. 54 kapsamında sınır dışı edilmeyi gerektiren bir eylemde bulunmuş olsa dahi, m. 55'teki şartlardan birini taşıyorsa (örneğin, gideceği ülkede ölüm cezası, işkence, insanlık dışı muamele riski varsa), hakkında sınır dışı etme kararı alınamaz. Bu, uluslararası hukukun temel prensiplerinden olan 'geri gönderilemezlik (non-refoulement)' ilkesinin iç hukuktaki yansımasıdır (YUKK m. 4). Bu ilke, kişiyi hayati tehlikeye atacak bir yere göndermeyi mutlak olarak yasaklar. Ancak sınır dışı edilemeyen bu kişi hakkında, YUKK m. 57 uyarınca 'idari gözetim kararı' alınabilir veya m. 55/2 uyarınca belirli bir adreste ikamet etme, bildirimde bulunma gibi idari yükümlülükler getirilebilir. İdari gözetim, özellikle kamu düzeni veya güvenliği açısından tehdit oluşturan ancak geri gönderilemeyen yabancılar için bir tedbir olarak uygulanabilir. Bu durumda kişi, geri gönderme merkezinde tutulur, ancak üçüncü bir güvenli ülkeye gönderilinceye veya tehlike hali ortadan kalkıncaya kadar menşe ülkesine sınır dışı edilemez.