Bir kişi, başkasının arazisine kendi malzemesiyle ve kötü niyetle (örneğin, arazi hakkında tapu iptal davası açıldıktan ve tapuya tedbir konulduktan sonra) bina inşa etmiştir. Bu durumda malzeme sahibinin, TMK m. 724 uyarınca temliken tescil talep etme hakkı var mıdır? Talep edemezse, yaptığı masraflar için arsa sahibinden ne talep edebilir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1759 E. sayılı kararındaki 'asgari levazım bedeli' ve 'uğranılan zararın tamamı' kavramlarını karşılaştırarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185190

Yargıtay HGK'nın 2017/1759 E. sayılı kararı uyarınca, TMK m. 724'e dayalı temliken tescil talebinin en temel koşulu 'iyi niyet'tir. İnşaata başlandığı anda ve devamı süresince iyi niyetli olmayan malzeme sahibi, diğer koşullar (yapı değerinin arsa değerinden fazla olması gibi) sağlansa bile temliken tescil talep edemez. Kararda, aleyhine muris muvazaası davası açılmış ve tapuya tedbir konulmuş kişinin iyi niyetli sayılamayacağı açıkça belirtilmiştir. Bu durumda, malzeme sahibi yaptığı masraflar için arsa sahibinden tazminat talep edebilir, ancak bu tazminatın kapsamı iyi niyetli olup olmamasına göre değişir. TMK m. 723'e göre; iyi niyetli olmayan malzeme sahibi, arsa sahibinin rızası olmaksızın yaptığı yapı için ancak 'malzemenin kendisi için arzettiği en az değeri' talep edebilir. Bu, uygulamada 'asgari levazım bedeli' olarak adlandırılır ve sökülüp alınabilecek malzemenin ikinci el değeri gibi en düşük değeri ifade eder. Eğer malzeme sahibi iyi niyetli olsaydı, TMK m. 723/2 uyarınca 'uğradığı zararın tamamını' yani yapı bedelini talep edebilirdi. HGK kararı, kötü niyetli davacının tam yapı bedeline değil, sadece asgari levazım bedeline hak kazanabileceğini vurgulayarak bu ayrımı netleştirmiştir.