TCK Madde 236'da düzenlenen 'edimin ifasına fesat karıştırma' suçu, 'özgü suç' niteliği taşır. Bu suçun faillerinin kimler olabileceğini ve bu suçun işlenişine iştirak eden ancak fail sıfatı taşımayan kişilerin (örneğin, bir kamyon şoförü veya depo sorumlusu) cezai sorumluluğunun TCK'nın genel iştirak hükümleri (m. 37, 38, 39) çerçevesinde nasıl belirleneceğini, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/2917 E. sayılı kararını referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #185189

TCK m. 236'daki suç 'özgü suç'tur, yani sadece kanunda belirtilen belirli sıfatlara sahip kişiler (yükleniciler ve edimin ifası/kabulü sürecinde görevli kamu görevlileri) tarafından fail olarak işlenebilir. Yargıtay 5. CD'nin 2014/2917 E. sayılı kararı da bu niteliği teyit etmektedir. Karara göre, TCK m. 236/2'de sayılan eylemleri gerçekleştiren yüklenici ve/veya yetkili kamu görevlisi, suçun 'faili' olarak TCK m. 37/1 uyarınca sorumlu olur. Fail sıfatı taşımayan, yani ne yüklenici ne de yetkili kamu görevlisi olan kişiler ise bu suçu doğrudan işleyemezler. Ancak suça iştirak edebilirler. TCK m. 40/2 uyarınca, özgü suçlara iştirak eden diğer kişiler, fail olamayacakları için, eylemlerinin niteliğine göre 'azmettiren' (TCK m. 38) veya 'yardım eden' (TCK m. 39) olarak sorumlu tutulurlar. Yargıtay kararında belirtildiği gibi, sözleşme tarafı olan şirketteki depo sorumlusu veya kamyon şoförü gibi kişilerin eylemi, suçun işlenmesini kolaylaştırdığı için TCK m. 39 kapsamında 'yardım etme' olarak değerlendirilmeli ve bu kişiler fail olarak değil, yardım eden olarak cezalandırılmalıdır.