Metindeki Örnek 7'de, kısa süreli konut kiralama faaliyeti nedeniyle 'işletme hesabı esasına göre defter tutan ticari kazanç mükellefi' olan kiraya veren (M)'ye kesilen özel usulsüzlük cezasının, 'ikinci sınıf tüccar' statüsüne göre belirlenmesinin sebebi nedir? Bu örnekteki müşterilere (N ve O) ise 'diğerleri' kategorisinden ceza kesilmesi, VUK Mük. m. 355'in uygulanmasında 'mükellefin statüsünün' önemini nasıl ortaya koymaktadır?
Kiraya veren (M)'ye 'ikinci sınıf tüccar' statüsüne göre ceza kesilmesinin sebebi, Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) tüccarları sınıflandırma sistemidir. VUK m. 177 ve 178'e göre, belirli ciro veya iş hacmi sınırlarının altında kalan ticari kazanç sahipleri 'ikinci sınıf tüccar' sayılır ve 'işletme hesabı esasına' göre defter tutarlar. Bu sınırların üzerinde olanlar ise 'birinci sınıf tüccar'dır ve 'bilanço esasına' göre defter tutarlar. Metindeki örnekte (M)'nin işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu belirtildiği için, VUK'a göre o bir ikinci sınıf tüccardır. VUK Mük. m. 355 ise, özel usulsüzlük cezasının asgari hadlerini belirlerken bu sınıflandırmayı esas alır: Birinci sınıf tüccarlar için en yüksek, ikinci sınıf tüccarlar için orta, bu gruplar dışında kalanlar (ücretli, GMSİ sahibi, basit usul veya mükellef olmayanlar) için en düşük asgari haddi öngörür. Bu nedenle (M)'ye ikinci sınıf tüccarlar için belirlenen asgari ceza (örnekte 10.000 TL) uygulanmıştır. Müşteriler (N ve O) ise herhangi bir ticari veya mesleki faaliyet sahibi olmadıkları için 'diğerleri' kategorisine girerler ve onlara bu kategori için geçerli olan en düşük asgari ceza (örnekte 5.000 TL'nin üzerinde bir hesaplama olduğu için doğrudan %10) uygulanmıştır. Bu örnek, aynı işlemde yer alan taraflara, VUK karşısındaki farklı statüleri nedeniyle farklı miktarlarda ceza kesilebileceğini ve mükellefin statüsünün cezanın belirlenmesinde kilit bir rol oynadığını açıkça göstermektedir.