DMK m. 48/A-5'te sayılan mutlak memuriyete engel suçlardan biriyle ilgili olarak sanık hakkında 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' (HAGB) kararı verilmesi, memuriyete engel teşkil eder mi? Bu durumu, HAGB kararının 'hukuki sonuç doğurmama' niteliği ve 'mahkumiyet' kavramı arasındaki ayrım üzerinden, Danıştay'ın yerleşik içtihadı doğrultusunda açıklayınız.
Hayır, HAGB kararı, hangi suçtan verilirse verilsin, tek başına memuriyete engel teşkil etmez. Bunun hukuki gerekçesi, HAGB kurumunun niteliği ve 'mahkumiyet' kavramının tanımında yatmaktadır. DMK m. 48/A-5, memuriyete engel için bu suçlardan 'mahkum olmamak' şartını aramaktadır. HAGB kararı ise, CMK m. 231/5'te açıkça belirtildiği gibi, 'kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder.' Yani, ortada mahkeme tarafından verilmiş bir mahkumiyet kararı (örn: 1 yıl hapis) olsa da, bu karar açıklanmadığı için askıdadır ve sanığın hukuki statüsünde bir değişiklik yaratmaz. Sanık, 5 yıllık denetim süresini kasten suç işlemeden ve yükümlülüklere uyarak geçirirse, açıklanması geri bırakılan bu hüküm ortadan kaldırılır ve dava 'düşme' kararıyla sonuçlanır. Bu durumda, sanık o suçtan hiç 'mahkum olmamış' sayılır. Danıştay'ın yerleşik içtihadı da bu yöndedir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, HAGB kararının bir mahkumiyet hükmü niteliğinde olmadığını, bu nedenle DMK m. 48/A-5'te aranan 'mahkum olma' koşulunu gerçekleştirmediğini ve bu karara dayanılarak kişilerin memuriyetle ilişiklerinin kesilemeyeceğini veya memuriyete alınmalarının engellenemeyeceğini istikrarlı bir şekilde kabul etmektedir. Önemli olan, denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenerek hükmün açıklanmamasıdır.