HMK m. 392 uyarınca, ihtiyati tedbir talep edenin göstermek zorunda olduğu teminatın, mahkeme tarafından 'teminat alınmamasına' karar verilebilecek istisnai haller nelerdir? 'Tedbir talebinin resmi bir belgeye dayanması' hali ile 'durum ve koşulların gerektirmesi' hali arasındaki farkı, bir örnek üzerinden açıklayınız. Mahkemenin teminat almamasına karar verirken 'gerekçesini açıkça belirtmek' zorunda olmasının sebebi nedir?
HMK m. 392, kural olarak ihtiyati tedbir talep edenin teminat göstermek zorunda olduğunu belirtse de, iki istisnai halde hakimin teminat almamasına karar verebileceğini düzenler: 1) Tedbir Talebinin Resmi Belgeye veya Başkaca Kesin Bir Delile Dayanması: Bu, talebin haklılığının çok güçlü ve objektif delillerle desteklendiği durumdur. Örneğin, bir tapu senedine dayanarak, taşınmazın başkasına devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir istenmesi. Tapu, resmi bir belge olduğu için hakkın varlığını güçlü bir şekilde gösterir ve tedbirin haksız çıkma ihtimalini azaltır. 2) Durum ve Koşulların Gerektirmesi: Bu, daha çok hakimin takdirine bırakılmış, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilecek bir durumdur. Genellikle, tedbir talep edenin mali durumunun çok kötü olması ve teminat göstermesinin hak arama hürriyetini engelleyeceği durumlar (adli yardımdan yararlanma halleri gibi) veya karşı tarafın kötü niyetinin çok açık olduğu haller bu kapsama girebilir. İki hal arasındaki fark şudur: İlkinde, talebin dayandığı 'delilin niteliği' (resmi belge, kesin delil) teminat alınmamasını haklı kılarken; ikincisinde, 'tarafların durumu ve olayın koşulları' (hakkaniyet, adalet gibi nedenler) haklı kılmaktadır. Mahkemenin, teminat almamasına karar verirken gerekçesini açıkça belirtmek zorunda olmasının sebebi, bu kararın bir 'istisna' olmasıdır. Kural, teminat alınmasıdır. İstisnai bir yetki kullanan hakimin, bu yetkiyi neden ve hangi somut gerekçelerle kullandığını denetlenebilir bir şekilde ortaya koyması, 'kararların gerekçeli olması' (Anayasa m. 141, HMK m. 297) ilkesinin bir gereğidir. Bu, keyfiliği önler ve kanun yolu denetimini mümkün kılar.