TCK m. 177'nin gerekçesinde, suçun amacının 'insanların güvenliğini sağlamak ve korumak' olduğu belirtilmektedir. Bu suçun 'malvarlığı açısından tehlikeye sokulma' halini kapsamadığına dair Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2015/24187 K. sayılı kararını, suçun 'koruduğu hukuki değer' açısından analiz ediniz. Gözetim altındaki bir hayvanın bir tarladaki ekine zarar vermesi durumunda, TCK m. 177'nin uygulanıp uygulanamayacağını bu analiz çerçevesinde gerekçelendirin.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184752

TCK m. 177'nin uygulanıp uygulanamayacağı, suçun 'koruduğu hukuki değerin' doğru tespitine bağlıdır. Kanun maddesi, 'başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde' serbest bırakmaktan bahsetmektedir. Maddenin gerekçesi ve lafzı, bu suçun koruduğu hukuki değerin 'kişi dokunulmazlığı' (hayat ve sağlık hakkı) ve buna bağlı olarak 'genel güvenlik' olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Suç, kişilere yönelik bir tehlike suçudur. Yargıtay 8. CD'nin kararı da bu yoruma dayanmaktadır. Kararda, eylemin sadece 'malvarlığı açısından tehlikeye sokulma' halini kapsamadığı, çünkü kanun koyucunun korumak istediği hukuki yararın malvarlığı değil, insan hayatı ve sağlığı olduğu vurgulanmıştır. Bu analiz çerçevesinde, gözetim altındaki bir hayvanın (örn: bir inek sürüsünün) bir tarladaki ekine zarar vermesi durumunda, TCK m. 177'deki suç oluşmaz. Çünkü burada ihlal edilen veya tehlikeye atılan hukuki değer 'malvarlığı hakkı'dır; kişilerin hayatı veya sağlığına yönelik bir tehlike söz konusu değildir. Bu tür bir fiil, ceza hukuku kapsamında değil, borçlar hukuku kapsamında bir 'haksız fiil' (TBK m. 49) ve özellikle 'hayvan bulunduranın sorumluluğu' (TBK m. 67) kapsamında değerlendirilir. Zarara uğrayan tarla sahibi, hayvanın gözetiminden sorumlu olan kişiye karşı hukuk mahkemesinde 'tazminat davası' açarak zararının giderilmesini talep edebilir, ancak ceza davası açılmasını gerektiren bir durum yoktur.