Bir sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının TCK m. 50 uyarınca 'seçenek yaptırımlara' çevrilmesi kararında, hakimin dikkate alacağı kriterler nelerdir? 'Suçlunun kişiliği' ve 'yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık' gibi subjektif kriterlerin, sanığın sabıkasız olması olgusuyla birlikte nasıl değerlendirildiğini açıklayınız. Otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarında, bu çevirmenin 'takdiri' olmaktan çıkıp 'zorunlu' hale gelmesi ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184741

TCK m. 50/1, bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara (adli para cezası, kamuya yararlı bir işte çalıştırma vb.) çevrilmesinde hakime takdir yetkisi tanır. Hakim bu takdir yetkisini kullanırken şu kriterleri dikkate alır: a) Suçlunun Kişiliği: Sanığın geçmişi, sabıka durumu, sosyal ve ailevi ilişkileri, eğitim durumu gibi kişisel özellikleri. Sabıkasız olması bu kriter açısından en önemli lehe verilerden biridir. b) Sosyal ve Ekonomik Durumu: Sanığın mali durumu, mesleği gibi etkenler, özellikle adli para cezasına çevirme kararında önemlidir. c) Yargılama Sürecinde Duyduğu Pişmanlık: Sanığın duruşmalardaki tutumu, zararı giderme çabası, samimi özrü gibi davranışlar, yeniden suç işlemeyeceği yönünde bir kanaat oluşturabilir. d) Suçun İşlenmesindeki Özellikler: Fiilin işleniş biçimi, yarattığı zarar veya tehlikenin ağırlığı gibi unsurlar da değerlendirilir. Sabıkasızlık, 'suçlunun kişiliği' kriteri içinde, sanığın suç işlemeye eğilimli bir yapıda olmadığına dair güçlü bir karine oluşturur ve 'pişmanlık' gibi diğer subjektif unsurlarla birleştiğinde, hakimin seçenek yaptırıma çevirme yönünde karar vermesini kolaylaştırır. TCK m. 50/3 ise bu takdir yetkisini ortadan kaldıran zorunlu bir hali düzenler. Buna göre, sanık 'daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla', hakkında hükmolunan 'otuz gün ve daha az süreli hapis cezası' mutlaka seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. Bu durumda hakimin artık takdir hakkı yoktur; çevirme zorunludur. Bu, kanun koyucunun çok kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaların infazından kaçınma yönündeki kesin iradesini gösterir.