CMK m. 304/4, ilk derece mahkemesi tarafından verilen ve 'doğrudan temyiz yolu açık bulunan' hükümlerle ilgili Yargıtay kararının, doğrudan ilk derece mahkemesine gönderileceğini düzenlemektedir. Ceza muhakemesi sistemimizde hangi tür kararlar, istinaf yolu atlanarak doğrudan ilk derece mahkemesinden temyiz edilebilir? Bu istisnai durumun varlık sebebini açıklayınız.
Ceza muhakemesi sistemimizde kural, ilk derece mahkemesi kararlarına karşı öncelikle istinaf kanun yoluna başvurulmasıdır. Ancak bu kuralın istisnaları vardır ve bazı kararlar, istinaf denetiminden geçmeden doğrudan Yargıtay'da temyiz edilebilir. Bu istisnai durum, özellikle 5235 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce işlenen suçlara ilişkin bazı özel kanunlarda ve terörle mücadele gibi alanlarda görülmekteydi. Güncel mevzuat açısından en bilinen örnek, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar nedeniyle 'Ağır Ceza Mahkemeleri' tarafından verilen hükümlerdir. Bu tür hükümler, Bölge Adliye Mahkemesi'ne (istinaf) gitmeden, doğrudan Yargıtay tarafından temyiz incelemesine tabi tutulur. Bu istisnai durumun varlık sebebi, kanun koyucunun belirli nitelikteki (genellikle devletin güvenliğini ve kamu düzenini yakından ilgilendiren) davaların, daha hızlı bir şekilde ve doğrudan ülkenin en yüksek yargı mercii olan Yargıtay tarafından incelenerek kesinleşmesini sağlama iradesidir. Bu yolla, bu tür önemli davalarda içtihat birliğinin daha çabuk sağlanması ve yargılamanın uzamasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. CMK m. 304/4, işte bu tür istisnai davalarda Yargıtay'ın vereceği onama, bozma veya düzeltme kararından sonra dosyanın, arada bir istinaf mahkemesi olmadığı için, doğrudan kararı veren ilk derece mahkemesine (Ağır Ceza Mahkemesi'ne) gönderilmesi gerektiğini düzenleyen usuli bir hükümdür.