Hapis cezasının ertelenmesi (TCK m. 51) kurumunun temel amacı nedir? Ertelenen bir cezanın, hükümlü hakkında belirlenen 'denetim süresi' içinde 'kasıtlı bir suç işlemesi' veya 'yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi' halinde ne gibi sonuçlar doğurur? Denetim süresinin 'iyi halli olarak' geçirilmesi durumunda, ertelenen cezanın hukuki akıbeti ne olur?
Hapis cezasının ertelenmesi kurumunun temel amacı, özellikle ilk kez suç işleyen veya kısa süreli hapis cezası alan hükümlüleri cezaevinin olumsuz etkilerinden korumak, onlara toplum içinde ıslah olma ve yeniden sosyalleşme imkanı tanımak, böylece özel önlemeyi sağlamaktır. Bu kurum, bir tür 'şartlı af' niteliği taşır. Ertelenen ceza, denetim süresi boyunca hükümlünün davranışlarına bağlı olarak farklı sonuçlar doğurur: 1) Denetim Süresinin İhlali: Eğer hükümlü, mahkemenin belirlediği 1 ila 3 yıl arasındaki denetim süresi içinde 'kasten yeni bir suç işlerse' veya mahkemenin kendisine yüklediği özel yükümlülüklere (örn: bir eğitim programına devam etme) 'uymamakta ısrar ederse', mahkeme, ertelenen cezanın 'kısmen veya tamamen' infaz kurumunda çektirilmesine karar verir (TCK m. 51/7). Yani, erteleme kararı kaldırılır ve hükümlü hapse girer. 2) Denetim Süresinin Başarıyla Tamamlanması: Eğer hükümlü, denetim süresini kasten bir suç işlemeden ve yükümlülüklerine uygun şekilde 'iyi halli olarak' geçirirse, hapis cezası 'infaz edilmiş sayılır' (TCK m. 51/8). Bu durumda, kişi hapse girmez ve ceza hukuki olarak yerine getirilmiş kabul edilir. Ancak, bu mahkumiyet adli sicil kaydında görünmeye devam eder (HAGB'den farkı budur).