Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/605 K. sayılı kararında, elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan yargılanan sanık hakkında, zararı gidermesi nedeniyle 'ceza verilmesine yer olmadığına' karar verilmesi durumunda, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin neden 'usul ve yasaya uygun' bulunduğu açıklanmıştır. Bu kararı, CMK'nın yargılama giderlerine ilişkin genel kuralı olan m. 325 ('cezaya veya güvenlik tedbirine mahkum edilmesi halinde giderler sanığa yüklenir') ve istisnası olan m. 327 ('beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri öder') çerçevesinde analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184731

Yargıtay'ın bu kararı, CMK'nın yargılama giderlerine ilişkin sistematiğine tamamen uygundur. Sistemin temel kuralı, yargılama giderlerinden sorumluluğun 'mahkumiyete' bağlı olmasıdır. CMK m. 325, giderlerin sanığa yüklenebilmesi için 'cezaya veya güvenlik tedbirine mahkum edilmesi' şartını aramaktadır. CMK m. 327 ise bu kuralın doğal bir sonucu olarak, mahkumiyetle sonuçlanmayan hallerde (beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı) sanığın giderlerden sorumlu olmayacağını, sadece 'kendi kusuruyla' sebep olduğu giderleri (örneğin duruşmaya gelmeyerek tanığın yeniden çağrılmasına neden olması gibi) ödeyeceğini düzenler. Vekalet ücreti de bir yargılama gideridir (CMK m. 324). Somut olayda sanık hakkında, 6352 sayılı Yasa'nın Geçici 2. maddesi uyarınca, zararı tamamen giderdiği için 'ceza verilmesine yer olmadığına' (CVYO) karar verilmiştir. CVYO kararı, bir mahkumiyet hükmü değildir. Sanığın fiili işlediği sabit olsa da, özel bir kanun hükmü gereği kendisine ceza tayin edilmemektedir. Dolayısıyla, ortada CMK m. 325 anlamında bir mahkumiyet bulunmadığı için, sanığın yargılama giderlerinin tamamından (ve bu kapsamda katılan vekalet ücretinden) sorumlu tutulması mümkün değildir. Mahkemenin, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmetmemesi, CMK m. 327'nin amir hükmüne uygun bir karardır.