Askeri Ceza Kanunu m. 68'de düzenlenen 'mehil içinde yakalanma' suçu, aynı kanunun 66. maddesindeki 'firar' suçundan hangi temel unsuruyla ayrılır? Bir askerin nöbet yerini terk ettikten 2 gün sonra yakalanması eyleminin, neden tamamlanmış firar (AsCK m. 66) değil de, 'mehil içinde yakalanma' (AsCK m. 68) suçunu oluşturduğunu, Askeri Yargıtay Daireler Kurulu'nun 02.02.2012 tarihli kararı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #184718

'Mehil içinde yakalanma' suçu (AsCK m. 68), firar veya izin tecavüzü suçunun (AsCK m. 66) 'tamamlanmamış' halini cezalandıran, daha hafif nitelikte ve özel bir suç tipidir. İki suç arasındaki temel ayrım, 'süre' unsurunun tamamlanıp tamamlanmadığıdır. AsCK m. 66'daki firar veya izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, askerin izinsiz olarak veya izin bitiminden sonra, barış zamanında 'altı tam günü' birliği dışında geçirmesi gerekir. Eğer asker kişi, bu altı günlük 'mehil' (süre) dolmadan önce yakalanırsa, eylemi tamamlanmış firar suçunu değil, AsCK m. 68'deki 'mehil içinde yakalanma' suçunu oluşturur. Bu suçun cezası (iki aydan altı aya kadar hapis), tamamlanmış firar suçunun cezasından (bir yıldan üç yıla kadar hapis) daha hafiftir. Askeri Yargıtay Daireler Kurulu'nun 02.02.2012 tarihli kararındaki somut olayda, sanık nöbetini terk ettikten 2 gün sonra yakalanmıştır. Firar suçu için gerekli olan 6 günlük süre dolmadığı için, suç tamamlanmamıştır. Eylem, firar suçuna 'teşebbüs' değil (çünkü sırf askeri suçlarda genellikle teşebbüs hükümleri özel olarak düzenlenir), kanunun bu özel durum için tanımladığı bağımsız bir suç olan 'mehil içinde yakalanma' suçunu oluşturmaktadır. Bu, kanun koyucunun, firar iradesi gösteren ancak suçu tamamlayamadan yakalanan faili, suçu tamamlayan faile göre daha az bir yaptırımla cezalandırma iradesini yansıtmaktadır.