Bir kişinin izinsiz fotoğrafının çekilmesi ve sosyal medyada paylaşılması eylemi, mağdur açısından hem cezai hem de hukuki sonuçlar doğurur. Mağdurun, fail aleyhine açabileceği 'manevi tazminat davasının' hukuki dayanağı nedir? Bu davanın, ceza davasından bağımsız olarak yürütülüp yürütülemeyeceğini ve tabi olduğu zamanaşımı süresini, 'haksız fiil' sorumluluğu çerçevesinde açıklayınız.
Mağdurun açabileceği manevi tazminat davasının hukuki dayanağı, Türk Medeni Kanunu'nun 24. ve 25. maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesidir. TMK m. 24'e göre, 'Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.' TMK m. 25 ise, bu saldırıdan dolayı manevi acı, elem ve ıstırap duyan kişinin 'manevi tazminat' adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceğini düzenler. Bir kişinin rızası olmadan fotoğrafının çekilip yayınlanması, onun 'resim üzerindeki hakkı', 'özel hayatının gizliliği' ve 'kişisel verilerinin korunması' gibi temel kişilik haklarına açık bir saldırıdır. Bu saldırı, aynı zamanda TBK anlamında bir 'haksız fiil' (TBK m. 49 vd.) teşkil eder. TBK m. 58 de, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat isteyebileceğini belirtir. Bu tazminat davası, ceza davasından tamamen bağımsız bir hukuk davasıdır ve Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Ceza davası açılmamış olsa bile açılabilir. Ceza davasında failin beraat etmesi, hukuk hakimini bağlamaz. Haksız fiilden doğan tazminat davasının zamanaşımı süresi, TBK m. 72'ye göre, 'zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıldır.' Dolayısıyla, mağdurun izinsiz paylaşımı öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içinde bu davayı açması gerekir.