Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2020/1259 K. sayılı kararında, sanığın 'alacağın tahsili amacıyla' yakınana tehditte bulunması fiilinin, Asliye Ceza Mahkemesi yerine Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanması gerektiği sonucuna nasıl varılmıştır? Bu kararın arkasındaki hukuki mantığı, TCK m. 150/1'de düzenlenen 'bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla' tehdit veya cebir kullanılması halinin, yağma (gasp) suçunun (TCK m. 148) daha az cezayı gerektiren bir nitelikli hali olması üzerinden açıklayınız.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin bu kararının arkasındaki hukuki mantık, 'görevli mahkemenin belirlenmesinde suçun vasıflandırma ihtimalinin üst dereceli mahkemeye ait olması' ilkesine dayanır. Somut olayda sanık, alacağını tahsil etmek amacıyla tehditte bulunmuştur. Bu eylem, ilk bakışta basit bir tehdit suçu (TCK m. 106) gibi görünse de, TCK'nın özel hükümleri çerçevesinde daha ağır bir suç olan 'yağma' suçunun (TCK m. 148) bir türünü oluşturma potansiyeli taşımaktadır. TCK m. 150/1, 'Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.' dese de, bu hüküm yağma suçunun temel unsurları (bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılma) oluşmadığında geçerlidir. Eğer tehdit, sadece borcun ödenmesini istemekten öte, borçluyu bir malı (parayı) vermeye zorlama boyutuna ulaşırsa, eylem 'yağma' suçu olarak nitelendirilebilir. Bu durumda, alacağın tahsili amacı, yağma suçunun 'daha az cezayı gerektiren nitelikli hali' olarak kabul edilir. Yağma suçu (TCK m. 148) ve onun tüm nitelikli halleri, 5235 sayılı Kanun m. 12 uyarınca 'Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına girmektedir. Bu nedenle, sanığın eyleminin basit bir tehdit mi, yoksa yağma suçunun daha az cezayı gerektiren nitelikli bir hali mi olduğu yönündeki delil takdiri ve hukuki vasıflandırma, üst dereceli mahkeme olan Ağır Ceza Mahkemesi'ne aittir. Asliye Ceza Mahkemesi'nin bu değerlendirmeyi yaparak yargılamaya devam etmesi, görev gaspı anlamına geleceğinden, Yargıtay görevsizlik kararı verilmesi gerektiği yönünde hüküm kurmuştur.